
| Yıl:3 Sayı:5 |
28 Ocak 2010 |
CAMİADA ÇARPIK İLİŞKİLER SAPTANDI!
İstanbul'da düzenlenecek olan Türkiye Eşli Go Şampiyonası'nın tarihi yaklaştı ve 'eş bulma' konusu yine gündeme damgasını vurdu kanı kaynak go oyuncuları.
Bayan oyuncuların sayısının erkek oyunculardan az olmasıyla birlikte çarpık ilişkilere sahne olan go camiasında yaptığımız araştırmalara göre turnuvaya katılacakların listesi şöyle:
- Geçen seneki eşli turnuvanın ilk turunda 4 numaralı masada oynayan bayan oyuncunun ayrıldığı eşinin şimdiki eşinden boşanmış yeni eşi ile arkadaş olan eşsiz bay oyuncu.
- Taze oyuncu olan 20 kyu'luk bay oyuncunun daha önce eşsiz turnuvalara katılarak bir eş bulmaya çalışan bayan oyuncu ile eski eşi tarafından aldatılan yeni eşinin şimdiki eşi olan bayan oyuncu.
- Daha önce hiç eşi olmamış bay oyuncu ile, her gelen teklifi reddeden bayan oyuncunun 8 kyu olan eski eşi ile eşsiz kalmış yeni eşinin eski eşine kaçmış yeni eşi olan bay oyuncu.
- Hiç eşi olmadığı için turnuvaya katılamayan eşsiz bay oyuncu ile kapıda bekleyen bodyguardın bi önceki eşinin boşandığı eşinden olan eşsiz çocuğuyla eş olmamak için çok eşlilikten çoktan vazgeçmiş olan bayan oyuncu.
- 3 yıl önce turnuvada dereceye girememiş olan bayan oyuncu ile derecesi olup eşi olmayan bay oyuncunun çarpık ilişkide bulunan eski eşi ile bu seneki turnuvada eş olmak için bekleyen yeni eşinin terk ettiği şimdiki eşi olan bay oyuncu.
- Takım isimleri 'Çarpık' olan 2 değerli eşin eşsiz olan kız kardeşi ve erkek kardeşi ile eşli olan yeğeni ve kuzeninin eski eşinden doğma yeni çocuğuyla 21 yaşında olup yeni eşinden büyüme olan çocuğunun şimdiki eşi olan bay ve bayan oyuncu.
Turnuva heyecanınız daim olsun.
Haftanın anket sorusu:
Eşine ne oldu?
a) Oldu b) Olmadı
Damla Pınar Şengül • AHA (Asparagas Haber Ajansı)
Gökten yanarak düşen cisimler gören köylüler olayı Jandarma'ya bildirdiler. Olay yerine giden kolluk kuvvetleri mısır tarlasındaki işaretleri görünce adeta şoka uğradı! Devasa işaretlerin incelenmesi için bölgenin etrafı kuşatıldı, basın mensupları bölgeye alınmazken, gazetemiz muhabiri helikopterle bu fotoğrafı çekti. Gökten düşen cisimlerin oluşturduğu şekillerin go diyagramına benzediğini idrak eden yetkililer hemen TGOD'dan yardım istedi. Bunun bir ölüm kalım problemi olduğunu düşünen TGOD görevlisi hiç şaşırmış gözükmüyordu, gazetemize yaptığı açıklamada uzaylıların bizimle iletişim kurmak istediklerini söyleyen yetkili, soruları "siyah terk" diyerek cevapladı.
Dünyanın çeşitli yerlerinde "mısır çemberi" olarak adlandırılan şekilleri uzaylıların yaptığına inanılıyor, benzer şekiller İngiltere'deki Stonehedge yakınlarında sık sık ortaya çıkıyor."Go'nun kuralları o kadar zarif, organik ve mantıksaldır ki, eğer evrende bir yerlerde zeki varlıklar varsa mutlaka go oynuyorlardır." Acaba haklı mıydı?
Go'ya Dair • Sara Altuntaş
Ölümün Kıyısında
Go oyununun insan ırkının birbiriyle yarıştığı o yaşanılası her geçen gün zorlaşan gezegenin sembolü olduğuna inanılmaktadır. Her bir kenarı okyanus sularının okşadığı kıyıları, köşeleri ise adaları ya da yarım adaları anımsatmaktadır. Tabi unutulmamalıdır ki, kıyı boyu uzanan sahillere istenmediği müddetçe giriş yapmanın ne derece zor olduğunu eminim hepimiz biliyoruzdur.
Tengen ise belki kıyılara, adalara, okyanuslara uzak ama kendi içinde bir derya deniz. Kocaman bir orman. Mırıltıları duyulabilen ağaçlar birbiriyle konuşur, bağırır ve o incecik ellerini birbirlerine uzatırlar. Sadece ağaçlar değil, yerdeki otlar, kuru yapraklar, çalılar, ağaçların gövdesine sarılan sarmaşık soyundan bitkiler, hatta kahverengi mantarlarla koyu yeşil yosunlar bile canlıdır orada. Kıtanın merkezi ne de olsa. Kim ona dokunabilir ki... İlk nefes alışın başladığı andan itibaren insanoğlu azar azar yerleşmeye başlar bu topraklara, korunmaya ya da korumaya ihtiyaç duymadan. Ne zaman ki çoğalmaya, evlerine sığamamaya başladılar ve savunmaya ihtiyaç duydular, kendi nesillerinden korunmak için, sahillere, kıyı boylarına ev kurdular.
Oyun ilerlediğinde ve savaş sona yaklaştığında barış antlaşmaları yapılır, haritadaki sınırlar çizilir, birbirine yakın komşular yeni bir savaşa fırsat vermemek için kuytu köşelerine çekilirler.
Fakat hâlâ dünyamız oyun ortası savaşlarına devam ettiği için; sanırım sona varmak şimdilik go oyunundaki gibi mümkün görünmüyor... Neyse biz geçen haftaki ölüm yaşam problemimize gidelim. Hem Kaori’yi ben merak ediyorum, ne yaptı acaba? Jowa usta bir oyuncu olduğu için zor olmasa gerek bulması.
Yeşil, yumuşak çimenlerin üzerine oturmuş, gözlerinden birbiri ardına yuvarlanan inci taneleri arasında babasını hatırladı sevgili küçük Kaori. Ah, babası ne kadar da uğraşmıştı onun için... Ölümünün ardından çok geçmesine rağmen bu şiir ona kendi acısını yeniden hatırlattı. Tıpkı şiirdeki anne gibi babası da acılar içinde kalmış ve sonunda dayanamayıp çocuklarını yalnız bırakmıştı. Şiirden anladığı kadarıyla, yedi evlat zor bir dönemden geçiyor tıpkı problemdeki gibi. Yaşamları söz konusu olmalı ki, yedi beyaz taşın iki göz yapamama gibi bir durumu var ve onların iki göz yapmaları o kadar da kolay gözükmüyor. Anne acılar içinde olduğuna göre çocuklar savaşı (“ko”yu) kaybediyor olmalı diye düşündü ve nitekim de oyun o şekilde sonuçlamış.

Eğer beyaz ko’dan kaçmaya çalışırsa, ne yazık ki yaşamak için hiç bir şansı kalmıyor.

Kaori’nin bu güzel tasvirinin ardından şenlikler kaldığı yerden devam etti. Bir hafta boyunca oyuncular için ardı ardına festivaller düzenlendi, hem stresten uzak olması hem de profesyonel oyunculara dinlenme imkanı tanıması birçok oyuncuyu memnun etti. Yalnız, şenliklerin son günü Honinbo ünvanı taşıyan Jowa ile Kitani arasında özel bir maç düzenlendi. Jowa zamanın çok ötesinde Kitani ise daha çoçuk denecek yaşta ama profesyonel bir oyuncuydu. Şenlikler Jowa’yı yordu ve herkesten, özellikle Kaori’den saklamaya çalıştığı kanseri nüksetmeye başladı. Tümör tüm karaciğere yayılmıştı artık. Jowa hastalığı nedeniyle oyun sonunu iyi oynayamadı ve oyunu yarım puanla kaybetti. Orada bulunanlara göre Jowa yaşı gereği şenliklerde yorulduğu için maçı kaybetmişti, lakin kimse onun ölüm döşeğinde olduğunun farkında bile değildi.
Kahramanları uyurken, hikayeler de hayat da devam ediyor...
Not: Honinbo Shusai (Meijin) ve Kitani Minoru arasında oynanan oyunu Minoru 5 puan farkla alır. Honinbo Shusai'nin oynamış olduğu son oyundur. Oyunu önemli kılan bir başka faktör ise Nobel ödüllü yazar Yasunari Kawabata'nın yaşlı bir Go ustası ile onun genç rakibi arasında oynanmış bu oyun üzerinden, bu iki oyuncunun iç dünyalarını ve dönem Japonya'sını anlatan "Meijin" (Go Ustası, The Master of Go) adlı romanı yazmış olmasıdır.
| Merhaba sevgili okurlar. Bu hafta köşemizi 80'lerin efsanevi sanatçısı İlham Perim süsleyecek. Kendisi, hayal ötesi şarkı sözleriyle Türk müziğinde aykırı bir ses olmakla beraber, tam bir go tutkunudur. 30'dan fazla albüme ve 6 kitaba imza atmış sanatçının tüm şarkı sözlerinin kendine ait olması da onun efsaneleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. Tıpkı şarkılarındaki gibi, go'da da kendine has bir tarz benimsemiş olan İlham Perim, birçok şarkısında da go'ya değinmiştir. En bilindik şarkıları arasında: Oynasana Dan Kişot At-Avrat-Goban Yalancı Gözlerin Bak Şu Tengene Bazen Gote, Bazen Sente Dan Değilim Bir Başka Goban'ın Merdiveni Birleşsin Bütün Taşlar Dev Bir Dragon Gel Bir Oyun Oynayalım Gözünü Seveyim İki Duvar Arasında Köşeye Doğru Yetmiyor Komiler ve Yurtta Barış, Gobanda Barış yer almaktadır. Sağ tarafta yer verdiğimiz "Oynasana" adlı bestesi kendisine onlarca ödül kazandırmıştır. 1975 yılında Altın Plak kazandığı ödül töreninde yaptığı konuşmada eseri hakkındaki sözleri ise şu şekilde olmuştur: "Go'ya başladığımda kendime bir rakip seçmiştim. Onu yakalayıp geçince, yeni bir rakip. Öyle böyle derken bir de baktım ki 5 dan olmuşum. Yeni hedefim 6 dan bir herifti. Sürekli onunla oynuyorduk. Bir kez olsun kazanamamıştım. Her maç aynı hikâye... Zayıf bir grup bulup saldırıyordum her seferinde ve hiçbir zaman öldüremiyordum. Aklımdaki sekanslar tutmuyordu bir türlü. Derken oyunu kazanmamı sağlayacak bir tesuji buluveriyordum ama işte o an senteyi geçiremiyordum elime. İçten içe 'gote oynasana' diye haykırıyordum resmen o hamlesini düşünürken. Lanet olsun ki hiç gote oynamadı. Ajilerim, puanlarım bende kaldı hep. Sonrasında başkalarıyla oynamayı denedim, ama fark ettim ki ondan ayrı maçlarımın hiçbir tadı yok. Baktım olmayacak, bari bi' şarkı yapayım da o kadar yenildiğim bi' işe yarasın dedim. İyi ki yapmışım..." |
Oynasana İlham Perim
|
TGL İstatistikleri - Hafta 5 • Doğukan Sarıkaya
Bu hafta ligi de istatistikleri de buz tuttu! Kutup soğukları istatistik departmanını fena vurdu. Donmaktan zor kurtulan istatistik memurları bu hafta oturdu. Zaten oyuncular da oturdu. Toplamda sadece 13 maç yapıldı. Bu nedenle bu haftaya ilişkin rakamlar meteorolojiden geliyor, buyurun:
Toplam 15 Goban buz tuttu.
7 adet Goban sobada yakıldı, etrafa 34.598 kalori ısı yaydı, yüzleri güldürdü.
Tüm maçları beyazlar kazandı, çünkü her yeri kar kapladı, siyah taş var mı yok mu anlaşılmadı.
Alan yapılamadı, çünkü alanlar kar, buz ve kardanadamlarla doldu.
Esirler donarak can verdi, zindanlara ulaşamadı.
Pro seviyesinde esnek oyun oynanamadı, üşüyen taşlar birbirine yakın durdu, ısınmak için ovır-konsantre oldu.
Bu hafta yapılan hamleler de soğuk oldu.
-34 derece: Haftanın en soğuk hamlesi.
454: Sıcaklığı 0’ın altındaki hamle sayısı
125: Donarak can veren go taşı sayısı.
12: Soğuktan dolayı ertelenen kuşatma savaşı (semeai) sayısı
5: Donduğu için iki tarafa da yar olmayan ko sayısı.
0 derece: Bir maçın yapıldığı ortamın ortalama sıcaklığı
Önümüzdeki haftalar maç yapılan ortamlarımızın 2 kat, hatta 3 kat ısınmasını dileriz değerli okurlar. (Nasıl olacaksa, 0 x 2 = 0 derece… Her şeyin hayırlısı… )
GOZİN ABLA • Emine Cengiz
“Az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim, altı ay bir gün gittim, bir de baktım ki bir arpa boyu yol gitmişim”
Başlangıçta her şey çok güzeldi. Ben de diğer go oyuncuları gibi atari çekip tek taşın peşinden giderek düşe kalka go'da ilerlemeyi hedefledim. Örgü örmeyi çok iyi becerdiğimden ötürü bu oyunu da çok iyi yapacağımdan eminim. Duyduğuma göre Türkiye’nin en iyi oyuncuları aynı zamanda en iyi kazak ören oyuncularıymış. Zamanında herkes kendi ördüğü kazaklarla katılırmış turnuvalara. O yüzden yazları turnuva yapılmazmış falan (yazın kazak giyemediklerinden ötürü). Lakin ilerlemem umduğum kadar kolay olmadı…
Sekiz yıllık go hayatımın ilk 2 yılını 9x9'luk tahtada atari çekerek, sonraki 2 yılını 13x13'lük tahtada köşede yaşamayı öğrenerek, son 4 yılında da 19x19'luk tahtada tesuji arayarak geçirdim ve hala 8 kyuyum. Üstelik, abartmıyorum, ben go öğrenmeye başladığımdan beri örgü örmeyi beceremez hale geldim.
Benimle birlikte go öğrenmeye başlayan arkadaşlarım şu anda dan seviyesine çoktan ulaşmış, günde bir kazak örebilir haldeler.. Ben ne zaman 7kyu olacağım? Hesaplarıma göre 2020 yılında 1kyu olabileceğimi düşünüyorum. Ben niye diğer go oyuncuları gibi değilim? Nerde yanlış yapıyorum?
Rumuz Haroşa
Sevgili Haroşa ;
Sekiz yıl çok ciddi bir süre. Nasıl olur da hala 8kyu olursun. Go'yu yanlış öğrenmiş olmayasın sen? Ya da örgü örmeyi yanlış biliyorsundur. Sana kazak örmeyi kim öğretti ki? Burada da hata olabilir. Benim iki yıl önce yazdığım “Go'yu Yanlış Öğrendiğinizi Düşünüyorsanız Okuyun” adlı kitabımı okumanı tavsiye ediyorum. Orada bir dizi testten geçeceksin. Ardından sonucu bana bildirmeni rica ediyorum. Böylece sana yardım etmem daha kolay olacak. Eğer sonuç pozitif çıkarsa (ki korkarım öyle), go'yu unutup baştan başlaman gerekecek.
Bambaşka bir şey de olabilir tabiî ki bunun sebebi.. Çocukluğuna inmek de gerekebilir. Bilemiyorum ki.. Ama umutsuz olma mutlaka çözeceğiz. Her şey kontrolüm altında. Sonuçlar gelsin de ne yapacağımıza karar verelim. Tedavisi uzun süren bir durum ama söyleyeyim de ona göre kendini hazırla. Sabır gerekecek. Örgü örmeyi bırakman bile gerekebilir. Görüşmek üzere.
Sevgiyle kal..
Enstantaneler • Burak Maktul Çakır
Kendimi buldum pek değerli okuyucular… Yurdun dört bir tarafından merak, endişe, vahşet! dolu mailler gelmiş “Maktul neredesin? Maktul’e ne oldu bir açıklama bekliyoruz!” diye… Yok ya gelmemiş. İnsan bir merak eder. Vefasız okuyucu işte… Neyse vazife bizi bekler başlayalım köşeye…
Haftaya masallar gibi başladık (hangi maç olduğu malum olan maç)…
| memur74 [5k]: 2 eski kurt saadetto [3k]: bence biri eski kurt biri kırmızı başlıklı kız!! :P |
Aynı maçta (Emre Bektöre- Kerem Karaerkek) geometri zorlandı… saadetto [3k]: alan geniş ama açı dar sanki ? :P |
|
Çağatay Hoca kızdı!.. (kızmamış da olabilir yani buradaki sanki iki anlamı da taşıyor sanki-yazar kitlendi) En kuvvetli bayan oyuncu sonunda belli oldu… Kendisi Türkiye’nin ilk dan bayan oyuncusu… foto: oyuncu kim Eren [1d]: Maktüle bektore [1k]: 2d
Aynı Pro’dan ders almak çok da faydalı değilmiş…
|
Eren- Kerem maçında Doğukan bilgi peşindeydi… Meğerse daha hain planların dualarıymış sayın okuyucular… polat [2k]: sdosumu düşünüyorum Geçen hafta rakı diyen saadetto bu hafta eller havaya diyor… saadetto [3k]: kop kop kop |
TGL TIMES Sinema Kuşağı…
Bu haftanın ilgisiz haberi sinema dünyasından geldi. Lig oyuncuları pazar akşamı malum kanalda yayınlanan Star Wars filmine kitlendi. Maçını terk edip ekran karşına kurulan oyuncular, sırf filme mısır patlağı pişirmek için maç erteleyenler, 1 saat süresi olmasına rağmen blitz oynayan oyuncular olduğu saptandı. Bu durumun önümüzdeki 5 hafta daha sürecek olması beni endişelendirmiyor değil. Millet maç yapmıyor, kibitz yapmıyor… Bu köşeyi Star Wars ile dolduramam değerli okurlar, ertelemeyin maçlarınızı!
|
Haftanın şaibe başvurusu Emre Bektöre’den…
baklava [2d]: emre ne düşünüyosun :) bektore [1k]: açılış bektore [1k]: :) baklava [2d]: joseki sözlüğü açılsın diye mi bekliyosun :P bektore [1k]: 6 kişinin bilmediği bir fuseki bulmaya çalışıyorum bektore [1k]: M:Ö. 'den başladım baklava [2d]: 6 kişinin bildiği sır değilmiş zaten bektore [1k]: ::) bektore [1k]: bu maç şaibeli diye bektore [1k]: TGL times'a bektore [1k]: not dusulmesini bektore [1k]: sayın yetkililerden talep bektore [1k]: ederim bektore [1k]: saygılarımla
Haftanın en düşünceli kibitzeri Sami… |
Haftanın basıncı aynı maçta geldi…
Haftanın tespiti yine o maçtan…
Haftanın süpersonik köşesi Ali(b)-Bener(s) maçında, Ali’den geldi…
|
|
Haftanın problem niteliğindeki fusekisi pudra(b)-karanti(s) maçındaydı…
Haftanın tavsiyesi Barış Kıyak’tan Cihan Kırca’ya geldi…
Haftanın Porsuk Nehri Moyo’su (Maktul’ün Eskişehir’deki Porsuk Nehri'ne ithafen, Eskişehir Turnuvası'nda yaptığı moyoya verdiği isim) Deniz(s) – Bira(b) maçında Deniz’den geldi…
Haftanın itirafı yine aynı maçta Deniz’den… GOTASÖZLERİSÖZLÜĞÜ Haftanın Gotasözü silsilesi Bertan Bilen & Burak Maktul Çakır ikilisinden geliyor… 2- Kafan rahat, basit oyna. 4- Kafan; rahat, basit ve oynak olsun |
Sayı:5 28 Ocak 2010 The TGL Times Tirajsever - Gariban - Lakayıt İmtiyaz Sahibi Türkiye Go Ligi Adına Gökhan Yıldız Genel Koordinatör Hüsrev Aksüt Reklam Koordinatörü Doğukan Sarıkaya Çeviri Sara Altuntaş Sanat Yönetmeni Damla Pınar Şengül Halkla İlişkiler Emine Cengiz *Yıldızlarla İlişkiler* Deniz Ekim Aydın Dağıtım Burak Çakır Sami Güven
|
2010 TGL Times © Tüm Hakları Hava Şartları Nedeniyle Donmuştur




