Namaglûp / Galip Çokgezen
Ham Hurmanın Buruk Tadı : Şibumi
Go oyununu anlamaya çalışırken, yeşil çayını içip, huzur içersinde Go oynayan insanları düşünürsek gerçekten çok özendirici bir niteliğe sahip. Go, böylesi bir ortamda Evreni yöneten denge unsurun içsel olarak keşfetmenin bir yolu gibi gözüküyor. Trevenian’ın Şibumi adlı romanına adını veren bilinç durumu Aydınlanmanın sırrını açığa çıkartıyor sanki;
olağan görünüm altında yatan gizli üstünlük...o kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok...o kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok...o kadar gerçek ki, sahici olmasına gerek yok...bilgiden çok anlayış...ifade dolu bir sessizlik...kendini kanıtlama gereği duymayan alçakgönüllülük...zarif bir basitlik...büyük bir ruhsal rahatlık ama pasiflik degil...hakimiyet peşinde olmayan otorite...elde edilemeyen ancak keşfedilen...bilgilerden geçip basitliğe varmış...
Şibumi kitabını Go oyununa başladığımı duyan bir yazar arkadaşım tavsiye etti. Japon kültürü dekorunda Hel’in kahramanlıklarını zevkle okumaya başladım böylelikle.
“Zarif bir basitlik”, “kendini kanıtlama gereği duymayan alçakgönüllülük” sözlerinin yarattığı hissiyatı , bu hafta Türkiye Go Oyuncuları Derneği’nin forum sitesindeki e-posta grubundaki tartışmaları gözden geçirirken pek bulamadım. Go oynayan insanlarda iyi, doğru ve adaletli olana şiddetli bir arzu söz konusu bu yazışmalardan anladığım kadarıyla. Kendini kanıtlama gereği duymayan alçakgönüllük elbetteki yakalanması kolay bir bilinç durumu değil ama sanırım Türkiye’nin en iyi go oyuncularının Şibumi’yi geliştirecek içsel sessizliği daha sıklıkla dinlemesi gerekiyor. Go oyununun sadece matematiksel bir soru çözme değil sanatsal bir eser oluşturma yetkinliği, horoz dövüşü olmaktan çıkartıyor. Dolayısıyla horozlanmalarında anlamsızlaşması gerekmiyor mu bu durumda? Bilgilerden geçip basitliğe varmış bir ortam nasıl yaratılabilir? Go oyununu anlama yönünde başlangıç adımlarımı atıyor olsam da Go’nun bu derin felsefeyi yansıtan bir ortak bilinçle oynanmasını isterim. Umarım çalkanmış sular durulur. O zaman benim gibi Go’ya yeni başlayanların ilerlemesi de hızlanacaktır. Şibumi’nin en temelde iki anlamı olduğunu öğrendim. Yukarıdaki çok derin ve aşkın anlamının yanı sıra “ham hurmanın buruk tadı” anlamı da mevcut. Umarım Türkiye Go Oyuncuları’nın yaşadıkları deneyim hamlık ve burukluk içermeyen Şibumi olur.
Biraz haddimi aşarak Türkiye Go Ligi’nin genel çerçevesinin dışarısına çıktım. Ama Türkiye Go Ligi, Türkiye Go Oyuncuları Derneği’ni ve Türkiye’deki Go oyuncularının Go’ya bakış açısını çözümlemeden sağlıklı bir şekilde anlaşılamaz gibi geliyor. Bu tartışmlara ve çözümlemelere daha sonraki yazılarımda tekrar dönmeyi düşünüyorum. Şimdi ligin 2. Haftasına ilişkin notlarımı aktarmak isterim.
Ligin yapısı Hayat’ın yapısının bir kopyası. Ateş, Hava, Su , Toprak ve Boşluk, Doğu Felsefesine göre Hayatı oluşturan öğeler. Türkiye Go Ligi’nde Boşluk öğesi Tahta ile yer değiştirmiş. Sınıflandırılmış yapısı ile TGL, oyuncuların kendi seviyelerine uygun rakiplerle mücadele etmesini sağlıyor.
“Tahta Sınıfı” en çok sevdiğim grup. Gruplar 13 veya 14 kişiden oluşuyor ve 3 bayan oyuncu ile Tahta Sınıfı diğer gruplar arasından yıldız gibi parlıyor. Ateş Sınıfı dışındaki sınıflarda da sadece 1 bayan oyuncu mevcut. Ateş sınıfının tamamı Ateşli erkeklerden oluşuyor. Bu acaba tüm dünyada böylemidir diye merak ediyorum. Sanırım Türkiye'de Dan seviyesine ulaşmış hiç bir bayan oyuncu yok. Savaşarak Viyana kapılarına dayananların torunlarının bu oyunu erkek erkeğe oynanması şaşırtıcı değil. Ama Ateş Sınıfında da en azından 1 bayan oyuncunun olması lige ayrı bir hava katacaktır. Ben özellikle bu bayan oyuncuların oyunlarını daha dikkatle izleyeceğim ve neden başlangıç düzeyinden ustalığa doğru ilerlerken kromozon türünün Türkiye Go Ligi açısından önemli olduğunu bulmaya çalışacağım. Onların zarafetinden mahrum kalan bir ligin tıkanıklıklarını değerlendireceğim.
Sevgililer gününde Merve'ye bir Go takımı aldım. Bildiğim kadarı ile kuralları anlattım. Özellikle "intihar etmek yasak" kuralını 3 kere tekrar ettim. 3. kez tekrarladıktan sonraki o sessiz bakışı bana bir Şibumi deneyimi yaşattı. Sanırım hayatı Go ve onun terimleri ile algılamak yavaş yavaş hoşuma gitmeye başladı. Artık TGL Times'taki işimi tamamen bir işgence olarak görmüyorum.
Haftaya namaglubiyetini devam ettirenlerle yine bu köşede buluşmak dileği ile ...
hoş ve esen kalın.
VE TANRI İKİ HANELİ KYUYU YARATTI
Röportaj: Kemal Ökmen
Bu haftaki konuğumuz İstanbul'dan Merve Çağırıcı. Galatasaray Üniversitesinde okuyan 23 yaşındaki Merve İstanbul Go Topluluğu oyuncusu. KGS'de 11k seviyesinde mrvcgrc ismiyle oynuyor. TGL'ye ilk kez katılan Merve'yi biraz daha yakından tanıyalım.
TGL Times: Ne zamandır Go oynuyorsunuz?
Merve: 6 aydır oynuyorum.
TGL Times: 6 ayda 11k hiç fena değil. Nasıl böyle gelişebildiniz?
Merve: 6 ayda çekinmedim 3 turnuvaya katıldım. Yenilere çok yardımcı olduklarını gördüm ben de fırsatını buldukça tahtada oynadım. Sanırım baya faydası oldu bunların.
TGL Times: Go ile nasıl tanıştınız?
Merve: Her şey gocularla tanışmakla başladı, haftalık toplantılara katılmakla devam etti.
TGL Times: Nerede nasıl kimlerle toplanıyorsunuz?
Merve: İstanbul’da Perşembe-Pazar 60m2 İstiklal’de, Çarşamba-cumartesi Coffee O’Clock Kadıköy’de toplanılıyor. Oyun oynamak ve soru çözmekle geçiyor toplanmalar. Eğer ki katılmak isteyen olursa I_stanbul_GO[at]yahoogroups.com adresine mail atarak İstanbul’dakilere ulaşabilir.
TGL Times: Turnuvalara katılıyor musunuz?
Merve: Uluslararası İstanbul Go, Eskişehir,İzmir Eşli Go turnuvasına katıldım.
TGL Times: Turnuvalar nasıl geçti?
Merve: Turnuvalar gayet eğlenceli ve tabi ki öğretici geçmekte. Sanırım turnuvaya katılan herkesin de bildiği gibi, turnuvalar ilerlemede çok etkili. Bunun yanında go bahane eğlencesi şahane… En son İzmir Eşli Go Turnuvası’nda Güçlü’nün gitarı ve nadide Japon sanatçımızla go mesajlı şarkılarla güldük eğlendik. Zaman ve maddiyat konusunda bir çekincem yoksa turnuvalara katıldım. Çok bi deneyimim olmasa da genelde ilk oyunlarımda aşırı rahat davrandım. İkinci oyunlarda biraz ciddiyete bürünüp devam ettim. Turnuvalar kadar yolculuklar da eğlenceli olabiliyor. Eskişehir turnuvasına trenle gitmiştik, trenle yolculuk ayrı bir çekicilik katıyor turnuvalara.
TGL Times: Go oynama amacınız nedir?
Merve: Biraz bağımlılık, biraz eğlence, biraz hırs gibi.. Tahta üzerinde oynamanın, taşlara dokunmanın ayrı bi güzelliği var. Bilgisayarda oynarken daha ziyade ilerledim mi geriledim mi seviyeyi görebilme derdine düşüyorum. Ama okul bitirme arifesinde havamı değiştirmek adına soluğu genelde go oynamakta alıyorum.
TGL Times: Go oyununun hangi yönünü seviyorsunuz?
Merve: İnsanı asosyalleştirirken sosyalleştirmesi sanırım.
TGL Times: Go oyuncularını kategorize edebilir misiniz?
Merve: Oyunu çok ciddi oynayanlar oynamayanlar, saldırgan oynayanlar oynamayanlar, goyu hobi sayanlar hayat tarzı yapanlar gibi ayrılmakta sanki.
TGL Times: Geçmekte en çok zorlandığınız seviye varsa hangisi?
Merve: Bi süredir 11 kyudan geçemedim. En yakın turnuvada seviye atlarım diye düşünüyorum.
TGL Times: Ne sıklıkta oynarsınız?
Merve: Ayda 20 kadar maç yapıyorum sanırım tahtada ve internette.
TGL Times: 9x9 veya 13x13 oynar mısınız, oynar mıydınız?
Merve: Çok fazla oynamadım ama ölüm kalımı ilerletmek için sanırım 9x9 a başlamam gerekiyor .
TGL Times: Oyun sırasında varsa dinlediğiniz müzik, içecek, ortam vb..
Merve: Dinlersem mercan dede gibi enstrümantal müzik dinliyorum. Ortama ben çok takılmıyorum ama tabi ortamın etkisi olmuyor değil muhabbet arasında oynadığım oyunlardan pek hayır gelmedi.
TGL Times: Hikarunogo'yu izlediniz mi?
Merve: Hayır henüz fırsatım olamadı.
TGL Times: Yeni başlayanlara tavsiyeleriniz?
Merve: Yeni başlayanlar imkanları varsa haftalık toplantıları kaçırmasınlar. Bu toplantılarda herkes yeni başlayanlara destek oluyor. Yaz-kış turnuvalar ve kamplar devam ediyor. İllaki bi fırsat bulup turnuvalara katılsınlar.
TGL Times: Handikaplı oynuyor musunuz?
Merve: Aradaki fark artarsa handikap teklifi geliyor, ben de geri çevirmiyorum. Handikaplı oyunlarda önce kendi alanlarımı garantilemeye çalışıyorum, gruplarımı bağlayayım, rakibin taşlarını böleyim istiyorum ama henüz koordinasyonu daha tam sağlayamıyorum. Güzel günler de gelecektir umutluyumJ
TGL Times: Çok teşekürler
Merve: Ben teşekkür ederim