Untitled Document
tgltimeslogo
Yıl: 4 Sayı: 2
7 Mart 2011



Namaglûp / Galip Çokgezen

Ham Hurmanın Buruk Tadı : Şibumi
Go oyununu anlamaya çalışırken, yeşil çayını içip, huzur içersinde Go oynayan insanları düşünürsek gerçekten çok özendirici bir niteliğe sahip. Go, böylesi bir ortamda Evreni yöneten denge unsurun içsel olarak keşfetmenin bir yolu gibi gözüküyor. Trevenian’ın Şibumi adlı romanına adını veren bilinç durumu Aydınlanmanın sırrını açığa çıkartıyor sanki;


olağan görünüm altında yatan gizli üstünlük...o kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok...o kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok...o kadar gerçek ki, sahici olmasına gerek yok...bilgiden çok anlayış...ifade dolu bir sessizlik...kendini kanıtlama gereği duymayan alçakgönüllülük...zarif bir basitlik...büyük bir ruhsal rahatlık ama pasiflik degil...hakimiyet peşinde olmayan otorite...elde edilemeyen ancak keşfedilen...bilgilerden geçip basitliğe varmış...


Şibumi kitabını Go oyununa başladığımı duyan bir yazar arkadaşım tavsiye etti. Japon kültürü dekorunda Hel’in kahramanlıklarını zevkle okumaya başladım böylelikle.
“Zarif bir basitlik”, “kendini kanıtlama gereği duymayan alçakgönüllülük” sözlerinin yarattığı hissiyatı , bu hafta Türkiye Go Oyuncuları Derneği’nin forum sitesindeki e-posta grubundaki tartışmaları gözden geçirirken pek bulamadım. Go oynayan insanlarda iyi, doğru ve adaletli olana şiddetli bir arzu söz konusu bu yazışmalardan anladığım kadarıyla. Kendini kanıtlama gereği duymayan alçakgönüllük elbetteki yakalanması kolay bir bilinç durumu değil ama sanırım Türkiye’nin en iyi go oyuncularının Şibumi’yi geliştirecek içsel sessizliği daha sıklıkla dinlemesi gerekiyor. Go oyununun sadece matematiksel bir soru çözme değil sanatsal bir eser oluşturma yetkinliği, horoz dövüşü olmaktan çıkartıyor. Dolayısıyla horozlanmalarında anlamsızlaşması gerekmiyor mu bu durumda? Bilgilerden geçip basitliğe varmış bir ortam nasıl yaratılabilir? Go oyununu anlama yönünde başlangıç adımlarımı atıyor olsam da Go’nun bu derin felsefeyi yansıtan bir ortak bilinçle oynanmasını isterim. Umarım çalkanmış sular durulur. O zaman benim gibi Go’ya yeni başlayanların ilerlemesi de hızlanacaktır. Şibumi’nin en temelde iki anlamı olduğunu öğrendim. Yukarıdaki çok derin ve aşkın anlamının yanı sıra “ham hurmanın buruk tadı” anlamı da mevcut. Umarım Türkiye Go Oyuncuları’nın yaşadıkları deneyim hamlık ve burukluk içermeyen Şibumi olur.
Biraz haddimi aşarak Türkiye Go Ligi’nin genel çerçevesinin dışarısına çıktım. Ama Türkiye Go Ligi, Türkiye Go Oyuncuları Derneği’ni ve Türkiye’deki Go oyuncularının Go’ya bakış açısını çözümlemeden sağlıklı bir şekilde anlaşılamaz gibi geliyor. Bu tartışmlara ve çözümlemelere daha sonraki yazılarımda tekrar dönmeyi düşünüyorum. Şimdi ligin 2. Haftasına ilişkin notlarımı aktarmak isterim.
Ligin yapısı Hayat’ın yapısının bir kopyası. Ateş, Hava, Su , Toprak ve Boşluk, Doğu Felsefesine göre Hayatı oluşturan öğeler. Türkiye Go Ligi’nde Boşluk öğesi Tahta ile yer değiştirmiş. Sınıflandırılmış yapısı ile TGL, oyuncuların kendi seviyelerine uygun rakiplerle mücadele etmesini sağlıyor.
“Tahta Sınıfı” en çok sevdiğim grup. Gruplar 13 veya 14 kişiden oluşuyor ve 3 bayan oyuncu ile Tahta Sınıfı diğer gruplar arasından yıldız gibi parlıyor. Ateş Sınıfı dışındaki sınıflarda da sadece 1 bayan oyuncu mevcut. Ateş sınıfının tamamı Ateşli erkeklerden oluşuyor. Bu acaba tüm dünyada böylemidir diye merak ediyorum. Sanırım Türkiye'de Dan seviyesine ulaşmış hiç bir bayan oyuncu yok. Savaşarak Viyana kapılarına dayananların torunlarının  bu oyunu erkek erkeğe oynanması şaşırtıcı değil. Ama Ateş Sınıfında da en azından 1 bayan oyuncunun olması lige ayrı bir hava katacaktır. Ben özellikle bu bayan oyuncuların oyunlarını daha dikkatle izleyeceğim ve neden başlangıç düzeyinden ustalığa doğru ilerlerken  kromozon türünün  Türkiye Go Ligi açısından önemli olduğunu bulmaya çalışacağım. Onların zarafetinden mahrum kalan bir ligin tıkanıklıklarını değerlendireceğim.
Sevgililer gününde Merve'ye bir Go takımı aldım. Bildiğim kadarı ile kuralları anlattım. Özellikle "intihar etmek yasak" kuralını 3 kere tekrar ettim. 3. kez tekrarladıktan sonraki o sessiz bakışı bana bir Şibumi deneyimi yaşattı. Sanırım hayatı Go ve onun terimleri ile algılamak yavaş yavaş hoşuma gitmeye başladı. Artık TGL Times'taki işimi tamamen bir işgence olarak görmüyorum.
Haftaya namaglubiyetini devam ettirenlerle yine bu köşede buluşmak dileği ile ...

hoş ve esen kalın.

 




VE TANRI İKİ HANELİ KYUYU YARATTI

Röportaj: Kemal Ökmen

_ddk_hatunBu haftaki konuğumuz İstanbul'dan Merve Çağırıcı. Galatasaray Üniversitesinde okuyan 23 yaşındaki Merve İstanbul Go Topluluğu oyuncusu. KGS'de 11k seviyesinde mrvcgrc ismiyle oynuyor. TGL'ye ilk kez katılan Merve'yi biraz daha yakından tanıyalım.

TGL Times: Ne zamandır Go oynuyorsunuz?
Merve: 6 aydır oynuyorum.

TGL Times: 6 ayda 11k hiç fena değil. Nasıl böyle gelişebildiniz?
Merve: 6 ayda çekinmedim 3 turnuvaya katıldım. Yenilere çok yardımcı olduklarını gördüm ben de fırsatını buldukça tahtada oynadım. Sanırım baya faydası oldu bunların.

TGL Times: Go ile nasıl tanıştınız?
Merve: Her şey gocularla tanışmakla başladı, haftalık toplantılara katılmakla devam etti.

TGL Times: Nerede nasıl kimlerle toplanıyorsunuz?
Merve: İstanbul’da Perşembe-Pazar 60m2 İstiklal’de, Çarşamba-cumartesi Coffee O’Clock Kadıköy’de toplanılıyor. Oyun oynamak ve soru çözmekle geçiyor toplanmalar. Eğer ki katılmak isteyen olursa I_stanbul_GO[at]yahoogroups.com adresine mail atarak İstanbul’dakilere ulaşabilir.

TGL Times: Turnuvalara katılıyor musunuz?
Merve: Uluslararası İstanbul Go, Eskişehir,İzmir Eşli Go turnuvasına katıldım.


_ddk_merveTGL Times: Turnuvalar nasıl geçti?
Merve: Turnuvalar gayet eğlenceli ve tabi ki öğretici geçmekte. Sanırım turnuvaya katılan herkesin de bildiği gibi, turnuvalar ilerlemede çok etkili. Bunun yanında go bahane eğlencesi şahane… En son İzmir Eşli Go Turnuvası’nda Güçlü’nün gitarı ve nadide Japon sanatçımızla go mesajlı şarkılarla güldük eğlendik. Zaman ve maddiyat konusunda bir çekincem yoksa turnuvalara katıldım. Çok bi deneyimim olmasa da genelde ilk oyunlarımda aşırı rahat davrandım. İkinci oyunlarda biraz ciddiyete bürünüp devam ettim. Turnuvalar kadar yolculuklar da eğlenceli olabiliyor. Eskişehir turnuvasına trenle gitmiştik, trenle yolculuk ayrı bir çekicilik katıyor turnuvalara.

TGL Times: Go oynama amacınız nedir?
Merve: Biraz bağımlılık, biraz eğlence, biraz hırs gibi.. Tahta üzerinde oynamanın, taşlara dokunmanın ayrı bi güzelliği var. Bilgisayarda oynarken daha ziyade ilerledim mi geriledim mi seviyeyi görebilme derdine düşüyorum. Ama okul bitirme arifesinde havamı değiştirmek adına soluğu genelde go oynamakta alıyorum.

TGL Times: Go oyununun hangi yönünü seviyorsunuz?
Merve: İnsanı asosyalleştirirken sosyalleştirmesi sanırım.

TGL Times: Go oyuncularını kategorize edebilir misiniz?
Merve: Oyunu çok ciddi oynayanlar oynamayanlar, saldırgan oynayanlar oynamayanlar, goyu hobi sayanlar hayat tarzı yapanlar gibi ayrılmakta sanki.

TGL Times: Geçmekte en çok zorlandığınız seviye varsa hangisi?
Merve: Bi süredir 11 kyudan geçemedim. En yakın turnuvada seviye atlarım diye düşünüyorum.

TGL Times: Ne sıklıkta oynarsınız?
Merve: Ayda 20 kadar maç yapıyorum sanırım tahtada ve internette.

TGL Times: 9x9 veya 13x13 oynar mısınız, oynar mıydınız?
Merve: Çok fazla oynamadım ama ölüm kalımı ilerletmek için sanırım 9x9 a başlamam gerekiyor .

TGL Times: Oyun sırasında varsa dinlediğiniz müzik, içecek, ortam vb..
Merve: Dinlersem mercan dede gibi enstrümantal müzik dinliyorum. Ortama ben çok takılmıyorum ama tabi ortamın etkisi olmuyor değil muhabbet arasında oynadığım oyunlardan pek hayır gelmedi.

TGL Times: Hikarunogo'yu izlediniz mi?
Merve: Hayır henüz fırsatım olamadı.

TGL Times: Yeni başlayanlara tavsiyeleriniz?
Merve: Yeni başlayanlar imkanları varsa haftalık toplantıları kaçırmasınlar. Bu toplantılarda herkes yeni başlayanlara destek oluyor. Yaz-kış turnuvalar ve kamplar devam ediyor. İllaki bi fırsat bulup turnuvalara katılsınlar.

TGL Times: Handikaplı oynuyor musunuz?
Merve: Aradaki fark artarsa handikap teklifi geliyor, ben de geri çevirmiyorum. Handikaplı oyunlarda önce kendi alanlarımı garantilemeye çalışıyorum, gruplarımı bağlayayım, rakibin taşlarını böleyim istiyorum ama henüz koordinasyonu daha tam sağlayamıyorum. Güzel günler de gelecektir umutluyumJ

TGL Times: Çok teşekürler
Merve: Ben teşekkür ederim

 

Go oynayan, boy boylayan soy soylayan hafiye:
LAKAP Ç

_lakap_pink
Lakap Ç: Hoş geldiniz. Kimsiniz? 
ozge: Ben Özge. Ciddi cevaplar mı vericem? Bide go ile ilgili mi bu
Lakap Ç: nasıl istersen… Kim olmadığını biliyor musun?
ozge: Empati kur(a)madığım kişiler oluyor onlar değilim mesela…
Lakap Ç: bir isim ya da lakap senin kim olduğunla mı ilişkili? Ya da kim olduğunu gizlemek için bir maske mi?
ozge: benden bir parça desem?
Lakap Ç: çok güzel, o zaman lakabını nasıl seçtin ve lige hangi isimle katılıyorsun
ozge: bir aralar güne hazırlanırken dinlediğim bir şarkı vardı her sabah o şarkıyı açar yüzümü yıkar ve makyajımı yapardım… Lakabımı o şarkıdan seçtim: suffri
Lakap Ç: Şu anda KGS üzerinde kaç farklı isimle kaydın var?
ozge: 3-4 tane var ^^
Lakap Ç: seni sadece oyununa bakarak tanıyan oldu mu?
ozge: oyunumdan kim olduğumun çıkarılacağı kadar özgün bir stilimin olduğunu düşünmüyorum, olmadı tabii ki
Lakap Ç: Bize vakit ayırıp lakabınızı çözümlememize izin verdiğiniz için teşekkür ederiz
ozge: ben teşekkür ederim efenim. İlk soruna farklı bir cevap veresim geldi :D
Lakap Ç: hala kayıttayız
ozge: Ben Özge, ama sadece yakın arkadaşlarım bana Ozga, Özgö, Nözgü, Öz vs. derler.
ozge: Oldu mu? İstersen ben özge de sadece…



İş İlanı

8 Nisan 2008 Salı günü yayın hayatına başlayan the TGL Times gazetesi yazı işleri kadrosunda yer almak üzere


* Gecesini gündüzüne katarak yağmur çamur demeden maç takip edebilecek,
* Bire bin katabilme allandırma, ballandırma yeteneğine sahip,
* haber bulamadında güzünü kırpmadan, nabzını yükseltmeden yalan haber uydurabilecek, hatta üstüne üstlük bu haberi gerçekmiş gibi yutturabilecek,
* tercihen daha önce magazin gazeteciliği mesleğinde 38 sene tecrübesi olan
*tercihen Pulitzer ödüllü yazar/muhabir/fotoğrafçı vs. vs. genç yetenekler aranmaktadır.

Pozisyonun rutin görevleri:
* kahve getirme
* kahve götürme
* fotokopi çekme
Not: Ücret dolgundur, ilgilenenlerin Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir adresine cv'lerini yollamaları rica olunur.

Artık Küçük Hamleler Yapıyorum

Sizi bilmem, ama ben karar verdim.
Taşlarımı sıkıca bağlamaya,
Temiz alanlar yapıp yayılmaya,
Göz yapmaya, yaşamaya...

Son günlerde çok düşünür oldum,
Zor savaşları çabuk atlatır oldum.

Yalnız mıyım gruplar içinde?
Ponnukilerim, gözlerim içimde.
Yara aldım bundan iki yıl önce,
Hiç durmadım, go oynadım günlerce.

Artık küçük hamleler yapıyorum,
Ajilerim, tenukilerim aklımda.
Cevap verdim her şeye olduğu gibi.
Gote kaldım, sekanslarda...

Son günlerde çok düşünür oldum,
Zor savaşları kolay atlatır oldum.

Bakıyorum kifuya her gece,
Kafam rahat, onüç kyuyum sadece.
Oyunuma giren herkese,
Yapılmış her kibitze,

Teşekkürler, oynuyorum sizinle
Teşekkürler, oynuyorum sizinle..

Hüsrev Aksüt

Artık Kısa Cümleler Kuruyorum

Sizi bilmem, ama ben karar verdim.
Su gibi duru olup hep akmaya,
Başka sular tanıyıp, çoğalmaya,
Dalgalanmaya, taşmaya...

Son günlerde çok düşünür oldum,
Zor zamanları çabuk atlatır oldum.

Yalnız mıyım insanlar içinde?
Arkadaşlarım, aşklarım içimde.
Yara aldım bundan iki yıl önce,
Hiç susmadım, şarkı söyledim günlerce

Artık kısa cümleler kuruyorum,
Sevdiklerim, sevmediklerim yanımda.
Kabullendim herşeyi olduğu gibi.
Yola çıktım, yarınlara...

Son günlerde çok düşünür oldum,
Zor zamanları çabuk atlatır oldum.

Bakıyorum aynaya her gece,
İçim rahat, biraz yorgunum sadece.
Hayatıma giren herkese,
Yaşanmış her şeye

Teşekkürler büyüyorum sizinle
Teşekkürler, büyüyorum sizinle...

Şebnem Ferah

 

Enstanteneler

Bir gün herkes TGL Times’a girecek…
solmaz [1d]: tglde oynamayan oyuncular da tgl timesa girebiliyor mu?
solmaz [1d]: ona göre, boşa kibutz yapmayayım

 

Hataycan maçındaki izleyici sayısı Doukan’ı isyan ettirdi. Buna yüreği elvermeyen kibitzerlerimiz manevi destekte bulundular…
Doukan [3k]: neden herkes bu maça toplanmış
Doukan [3k]: biz de maç yaptık bi tane izleyen olmadı
Doukan [3k]: haksızlık değil mi bu, ey seyirci?
semih [6k]: kemali yenmiştim ben :D 
tamanbuaya [12k]: ben kalabalık görünce geldim
solmaz [1d]: catan oynuyodum ben kusura kalma
Doukan [3k]: yani maçımız izlensin diye ne yapmak lazım
tamanbuaya [12k]: sürü etkisi
Doukan [3k]: cık cık cık
solmaz [1d]: soyun doukan
AmonAmarth [4d]: önce 10 tane konuk nicki ile maça gir
AmonAmarth [4d]: kalabalık gözüksün
AmonAmarth [4d]: sonra millet gelir

Doukan TGL Times için neredeyse soyunuyordu!! Neyse ki Serkan da oradaydı… :p
Doukan [3k]: kibtiz için yapmayacağım şey yok
solmaz [1d]: şşşş sakın!
Doukan [3k]: yaparım!
solmaz [1d]: yapma!
Doukan [3k]: uyarıyorum, bi sonaki maçımda en az 15 izleyici isityorum
Doukan [3k]: yoksa bu TGL yi sansürletirimn
solmaz [1d]: soyunmuyacağına söz ver mahalleden adam toplarım gerekirse
solmaz [1d]: gerçi o zaman soyun sıkıyosa
Doukan [3k]: hahaha
solmaz [1d]: sente için soyundu! resimleri için tıklayınız

Haftanın En'leri

Haftanın en ilginç açılışı semih34 (b) – aoksuz (s) maçında yaşandı…


_ens_acilis

aoksuz [-]: iyi oyunlar semih abi
semih34 [3k]: TGL
semih34 [3k]: merhaba

semih34 [3k]: iyi oyunlar
semih34 [3k]: çay alıp geliyorum hemen
aoksuz [-]: tamam


_ens_yarim

Haftanın yarım puanla biten maçı canhan (s) – dessa (b) maçıydı…

canhan [8k]: aaa
dessa [6k]: teşekkürler
suffri [10k]: oy yarım puan
canhan [8k]: inanmıyorum
canhan [8k]: çok sevindirik oldum
Eflatun [13k]: aaa
canhan [8k]: oyun için teşekkür ederim
dessa [6k]: bende teşşekürler
suffri [10k]: yarım puanla biten güzel maçlardan birine ev sahipliği yaptınız.. her ikinizi de tebril ederim..

canhan [8k]: teşekkürler.
canhan [8k]: kaybetsem de mutluyum



Haftanın yüzümüze tebessüm veren tespiti polat’tan geldi…

_haftanin_yuzu_dudak        _haftanin_yuzu_goz

polat [1k]: aheliaca erenin diline çok pis bakıyor
Hataycan [3k]: =D
Kogokhan [1d]: :))

 

Haftanın övgüsü hataycan – kemal g. maçında Altan’dan geldi…
elohimmeth [3d]: beyaz koreli mi ?
mysticgoer [1k]: :D

 

5. kategori 10k-22k arası bir dağılım gösterse de en çekişmeli maçlar bu grupta yaşanıyor denebilir… En fazla kadın oyuncunun bulunduğu en ‘güzel’ kategori olan 5. kategorinin iddialı isimlerinden Gamze ve Güçlü 2. hafta maçlarını geçtiğimiz günlerde oynadılar. Gamze öldürdüğü bir grubu yanlış yerden atari çekince yaşatmayı başardı ve bu heyecanlı maç Güçlü’nün galibiyetiyle sonuçlandı.

            haftanin_maci_1             _haftanin_maci_2

            _haftanin_maci_3             _haftanin_maci_4

Haftanın Sorusu

13 Mart Pazar günü maçı olan olmayan bütün TGL Times okurları saat 21.00’de Türkiye Go Ligi Odasında hazır bulunursa, bir sonraki haftanın enstantaneleri ne kadar eğlenceli olabilir? (TGL Times okurlarının odaya alkollü geldiği varsayılacaktır.)

 

TGLTimesLogo
Yıl: 4 Sayı: 2
7 Mart 2011

The TGL Times
Realist - Punctual - Friendly environmental

Anketör
Doğukan Sarıkaya

Usta
Bertan Bilen

Çırak
Gökhan Karadağ

Telekomünikasyon
Gözde Taşkın

Hayvansever
Damla Pınar Şengül

Fabrika kızı
Özge Yıldırım

Oto tamircisi
Ufuk Karabiber

Nalbur
Deniz Ekim Aydın

Akademisyen
Kemal Ökmen

Müzisyen
Hüsrev Aksüt

Tanrı Misafiri
Sami Güven

Manevi Teşrifatçı
Sara Altuntaş

Çaycı
Güçlü Yılmaz